Alparslan Kuytul Hocaefendinin Yorumlarıyla Türkiye Gerçeği

0

Alparslan Kuytul Hocaefendinin yıllar öncesinden ülkemizin ana meselelerdeki gidişatını öngörerek yapmış olduğu analizleri sizlerle paylaşıyoruz.

TÜRKİYE DİKTATÖRLÜĞE DOĞRU GİDİYOR!

                15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ülkede birçok mağduriyetler yaşandı. Kanun Hükmünde Kararname ile birçok kişi haksız yere işinden olurken birçok kişi de haksız yere cezaevine girdi. Bugün ise birçok memurun, ordu çalışanının, kamu personelinin yanında 134 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde. Alparslan Kuytul Hocaefendi yapılan bu haksızlıklara karşı sessiz kalmadığı için dışarıda olduğu dönemde 19 Ocak 2018 tarihinde savcılık tarafından ifade vermek için çağrıldı. Bunun üzerine sorulan bir soruya vermiş olduğu cevabın bir kısmı şu şekilde:

                Onlar memlekette diktatör bir sistem kurmak istiyorlar, kimsenin konuşamadığı bir tek onların konuştuğu bir düzen. Tüm televizyonlar ellerinde ve maalesef herkes susuyor. Herkes sustukça bu katı düzen yerleşiyor. Allah eninde sonunda onları birbirine düşürecek, güçlerini bitirecek ve o zaman her şey ortaya dökülecek. Bunlar neler çevirmişler neler, tiksineceksiniz. Yaptıklarından dolayı korkuyorlar, herkesi o yüzden susturuyorlar. Herkes susmazsa, herkes konuşursa yaptıkları ortaya çıkacak. O yüzden özgürlük olmamalı diye düşünüyorlar. Doğu Perinçek kaç kez “Elimizde Tayyip Erdoğan’ın 38 tane yolsuzluk dosyası var” dedi. Herkesi susturanlar onu neden susturmuyor, demek ki susturamıyorlar. Herkesi mahkemeye verenler onu mahkemeye veremiyor.1

GÜÇ, ADALETİN ÖNÜNE GEÇTİ

17 Şubat 2017’de yapmış olduğu konuşmasında adaletle ilgili şunları söyledi:

                Bir kısım insanlar güç ve kuvvet eline geçtiği zaman diktatör kesilirler. Artık güçlüyüm, istediğimi ezerim der, adalete dikkat etmezler. Halbuki Allah en güçlü olandır. Bir insan ne kadar suç işlemiş olursa olsun hangi hakla onun emeklilik maaşını kesersin? Onun çoluk çocuğunu hangi hakla aç-sefil bırakırsın? Bunun neresi adalettir? Partilerin isimleri adalet olabilir ama adaletten fersah fersah uzak da olabilir. Güç ve kuvvet elinize geçince adaletsizleşecek miydiniz? O partiler birileri iyi niyetle tenkit edince onlara zulmedecektiniz öyle mi? Biz iktidara gelirsek Müslümanların önünü açarız, cemaatlerin önünü açarız diyordunuz. Keşke her zaman mazlum olsaydınız. Keşke tarihe zalim olarak geçmeseydiniz. Dün şerlerle imtihan olurken daha iyiydiniz. Şimdi hayırla imtihan oluyorsunuz ve imtihanı kaybediyorsunuz.2

EĞİTİM SİSTEMİ EĞİTMİYOR

15 Eylül 2017’de yapmış olduğu tefsir dersinde eğitim sistemi ile ilgili yorumu:

                Eğitimciler, eğitim sistemlerini Kur’an’dan almazlarsa asla hedeflerine varamazlar. Her sene Milli Eğitim Bakanlığında eğitimciler toplanıp şuralar düzenliyor, eğitimi yeniden masaya yatırıyorlar, hataların olduğu yerler hakkında görüşler ortaya konuyor, kararlar alınıp ‘bundan sonra şöyle yapacağız böylece güzel nesiller ortaya çıkacak’ diyorlar ama hiçbir zaman bunu başaramıyorlar. Her sene ortaya getirdikleri nesiller eskisinden beş beter, 30 sene evvelki talebeler mi daha ahlaklı, şimdikiler mi? 30 sene evvel mi içki, kumar, uyuşturucu fazlaydı yoksa bugün mü? Tabi ki bugün daha fazladır. Her yıl şûradan aldığınız kararlarla nesli daha da bozuyorsunuz, kararlarınız yerin dibine batsın! Hiçbir hayırlı sonuç ortaya koyamadınız, MAĞLUPSUNUZ! Çünkü Kur’an’ı esas almadınız, insanı yaratan insanı bilmez mi? Allah, kitabıyla eğitiyor. Siz de ancak bu bozuk nesli Kur’an’ın eğitim sistemiyle eğitirseniz düzeltebilirsiniz, Kur’an dışında başka yolunuz yok! Bilim gelişti, üniversiteler çoğaldı her gün okullar daha da arttı. Eskiden iğrenç işler yapanlar için ‘adam çok cahil’ deniliyordu. Şimdi bunu yapanların ekserisi üniversite mezunu. Profesörlerin yaptığı iğrençlikler saymakla bitmez, bırakın üniversite mezunlarını… Demek ki bilim insanı adam etmiyor, din insanı adam ediyor.3

HARAMLAR HER GÜN ARTIYOR

14 Mart 2015 tarihinde “Müslümanlar 13 yıldır iktidardalar ama neden haramlar kaldırılamadı ve cemaatlere baskı başladı” şeklindeki soruya şu şekilde cevap verdi:

                Haramları azaltacağız deyip başa geçenler haramları azaltamadılar aksine onların döneminde haramlar daha da arttı. Elbette birtakım hayırlı hizmetler de var ama haramların kaldırılması için bir mücadele görmüyoruz. Milletimizin çoğu haramların kaldırılmasını ister bunun için de birtakım risklerin göze alınması gerekir ama bu yapılmıyor. Bazı güçler, haramların bitmesi için mücadele eden cemaatleri ortadan kaldırmak istiyor. Bunun neticesinde genç nesil Tevhid’i, ibadeti ve ahlakı öğrenip haramlardan uzaklaşacağına; yasalar tarafından korunan ve herkese açık olan zina evlerine, içkili mekanlara, bozuk ortamlara sevk edildiler. Bizim İslami konferanslarımızı engellediler, halk için olan spor salonlarını bize vermediler. Ankara’da Kur’an öğretiyoruz diye temsilciliğimizi kapattılar. Tutanakta ‘dini eğitim ve öğretim veriyorlar’ gerekçesiyle temsilciliği kapattılar. Yani Kur’an öğretmek onlara göre suçmuş! Bir hafta sonra halkın tepkisi nedeniyle temsilcilik açıldı. Dava şuuru verilmemektedir, İslam bir medeniyet olarak ortaya konulmamaktadır, küfre karşı bir mücadele içine girilmemektedir. Haramlarla mücadele edilmeli, cemaatlerle değil…4

DIŞ POLİTİKA FİYASKO!

24 Mart 2017’de “Rusya ve ABD’nin PYD konusunda anlaşmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna şu şekilde cevap verdi:

                Türkiye’nin ABD ile arasının açılmasının nedeni PYD meselesiydi. Türkiye ‘PYD ile PKK aynıdır, ikisi de terör örgütüdür’ dedi. Amerika da ‘hayır ikisi aynı değil’ diye karşılık verince araları açıldı. Böylece Türkiye, Rusya Türkiye’yi bölmesin ve Şangay beşlisine alınsın diye Rusya’ya yakınlaştı. Oysaki Rusya kendi hedeflerine ulaşmak için Türkiye’yi Amerika’ya karşı koz olarak kullanıyor, Türkiye ise Rusya’yla sorunlarımız halloldu sanıyor. ABD ve Rusya Türkiye’nin hatırı için karşı karşıya gelmediler çünkü büyükler savaşmaz, savaştırır. Daha sonra Rusya da PYD’ye destek olunca Türkiye tam olarak yalnız kaldı.

                Türkiye’nin dış politikası fiyaskodur, hükümet başa geldikten sonra Ortadoğu kan gölüne döndü. Halk da bunu gördüğü halde konuşmadığından günahkârdır. 2003’ten beri dış politikamız rezalettir.

                Başından beri Türk dış politikası denge kuramıyor. Ben baştan beri diyorum ki ne Amerika’nın ne de Rusya’nın uşağı olalım. O zaman ikisi de bize güzel davranmak zorunda kalacak. Bir tarafa tamamen yaranmayalım diğer tarafa da düşman olmayalım ama düşman olmadığımız gibi kul, köle de olmayalım. Şu an ki idarecilerde dengeyi kuracak bilgi ve basireti göremiyoruz. Türkiye’nin bir tane dostu kalmadı. Kısacası yanlış bir politika izleniyor.5

1. youtube.com/watch?v=22ZxsWkt7cM

2. youtube.com/watch?v=NfJdtSP1FH0&feature=youtu.be

3. youtube.com/watch?v=M15lbk-v-eQ

4. youtu.be/haJ19CDvWV0

5. youtube.com/watch?v=KkMUhKZfYGw

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here